Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

KANAL TEDAVİSİ 
Hepimiz kanal tedavisinin ne olduğunu biliyoruz. Değil mi?
Başkasına yapılırken pek önemsemeyiz ama bize yapılsa, canımızın çok yanacağını düşünürüz.
Ancak çok azımız kanal tedavisinin  esasında ağız ve diş sağlığı açısından ne kadar avantajlı olduğunu biliriz.  
Eskiden diş çürüğünün sebebi hain bir kurtçuk olarak düşünülürdü. Bu kurtçuğu öldürmek için bir çok tedavi metodları düşünüldü; 18.yy. ilk yarısında ağzın sabah akşam idrarla çalkalanması ile bu kurtçuk öldürülmeye çalışılırdı.(Başarılı olup olmadıklarına dair elimizde kesin deliller yok) Zaman içinde ilerlemiş çürüklerin ağrısını azaltmanın en etkili yolunun diş çekimi olduğu kabul edildi. Ancak günümüzde, ülkemizde rakı ile yapılan çeşitli tedavilerin halen sürdüğüne dair (en azından bizim elimizde) kesin deliller vardır.
İnanmakta güçlük çekilebilir ancak, kanal tedavisi eski çağlarda, medeniyetin ölçüsü olarak kabul edilmiştir. Bu tedavi şekli, tarihte, sadece zengin ve soylu üst sınıfa aitti. Alt sınıfların dişleri, kanal tedavisi yerine çekilirdi.Kanal tedavisinin mantığını anlamak için diş yapısı hakkında daha fazla bilgi sahibi olmamız gerekir.  
Çürük dişte pulpaya 
giden yolun açılması
Enfekte pulpanın temizlenmesi
Artık dokuların temizlenmesi ve kanal dolgusu için hazırlık
Geçici dolgunun yapılması
 
  Kaplamanın yapılması
Biz bu noktadan sonra (kanal tedavisinden sonra) dişin kaplanmasını öneririz. Çünkü ölü dokular, aynı kurumuş bir ağaçta olduğu gibi daha gevrek ve kırılgan olurlar, darbelere dayanıklılıkları azalır. Ayrıca diş öldükten sonra doğal renk ve canlılığını kaybedeceği için, estetik bazı sorunlarda ortaya çıkar.  
 
 Dişler “CUP” adı verilen embriyonik bir dokudan oluşurlar. Daha sonra bu doku dişin sert bölgeleri olan dentin ve mineyi oluşturur. Diş oluşumunda içerde kalan,  kan damarları, sinirler ve özelliği  olan bazı hücreler yaşamaya devam ederler. Bu yaşayan dokuya pulpa adı verilir. Pulpayı kökün en ucundan giren kan damarları besler. Yani dişin sert dokusunun içinde, kılcal kan damarları ile beslenen bir bölümün yaşadığı ve dişe hayat veren küçük bir odacık vardır. Diş çürüğü dişin sert dokuları olan mine ve dentini parçalayarak ilerlediğinde, yani bu küçük odacığa yaklaştığında, çürüğe sebep olan bakterilerin meydana getirdiği asitler, odacık içindeki damar ve sinirlerden oluşan pulpayı etkilemeye başlar.
 Diş ağrısı bu noktada kendini hissettirir. Tedavi edilmediği takdirde bu bakterilerin salgıladığı bu asitler pulpayı öldürür. Sonuçta pulpanın ölümü neticesinde ortaya çıkan  toksinler(zehirler) kök ucundaki dar delikten dışarı sızarak çene kemiğine yayılır. 

Bu da  çene kemiğini enfekte edebilir ve dişin destek dokularının kaybına sebebiyet verebilir. Bazı durumlarda bu zehirli odak sürekli bir enfeksiyon kaynağı olursa ölüme bile sebebiyet verebilir. 
Bu noktaya gelmeden önce dişi ve çene dokuları korumak için pulpa dokusunun alınması en iyi tedavilerden bir tanesidir. Toksinlerin kaynağının yok edilmesiyle kurtarılan diş, hastaya ömrü boyunca hizmet etmeye devam edecektir. 
Pulpa dokusu anestezi altında temizlendikten sonra, pulpa odacık duvarlarının bakterilerden temizlenmesi için çeşitli işlemler uygulanır ve dezenfekte edilir. Tüm bunlar yapıldıktan sonra pulpa odasının içi özel maddeler ile kök ucuna kadar doldurulur.